Recent Updates RSS Toggle Comment Threads | Klavye kısayolları

  • Stoic Obsesif 17:30 on July 24, 2011 Kalıcı Bağlantı
    Tags: avea, jet, linux, turkcell, ubuntu, vınn   

    Turkcell Vınn ve Avea Jet Linux üzerinden kullanılacağı zaman hatırda tutulması gerekenler:

    kurulum Widget ında ilgili yerlere sağlayıcıya göre şu sözcükler yazılmalı;
    Turkcell VINN : mgb
    Avea JET : internet

    Not: bu sözcükler aynen görüldükleri gibi yazılmalılar.

     
  • Stoic Obsesif 23:08 on July 17, 2011 Kalıcı Bağlantı
    Tags: hikaye, normallerin dünyası   

    Normallerin Dünyası 

    Ön söz : Gerçekten “ön”den yazmaya başladığım bu laflarla kendimi ( kendime | okuyana ) daha açık ve doğru ifade edebilirim diye umuyorum. Sürmekte olan hayatımın eskiden benimsediğim not tutma yöntemim dışında yeni ve heyecan verici bir şekilde ifade edilmesinin gerçekleşmesi adına ve belki de kendimi ispat adına kaydını tutmak için zihnimin içini “diğer” zihinler mukayesesiyle dillendirme gereği duydum. gereğini icra ederim :)

    Giriş:

    Üç odalı bir evin “orta odası” diye adlandırılan odasından konuşma sesleri gelmekte idi kendisini var kılacak olanın kulaklarına…

    • Bu yeni araç sayesinde türümüz evrenin herhangi bir yerinde gerçekleşenlerden anında haberdar olabilecekler…

    demekteydi tok sesiyle ve olanca bilgeliğiyle Ediyeh ocah… Ediyeh, ocahlar topluluğunun en eskilerindendi: gençlik yıllarında, imkansız olarak nitelendirilen yolculuklar gerçekleştirip topluluğun şu an bulunduğu konuma gelmesine ön-ayak olmuştu. Yolculukların bir kısmı a noktasından b noktasına erişmek iken, diğer bir kısmı a noktasında iken b noktasında olmak türündendi. Seyyah halliliğinden ve merakından ….
    [ D 1 ]
    … evet seyyah halliliğinden ve merakından girişmişti “enine – boyuna dolanım”a ilişkin bilgilenme çabasına. Valse’nin sancıları artmakta ve misafirlerin konuya ilgileri, sözü edilegelen makinenin cazibesinden dolayı azalmakta idi. Herkes doğumun gerçekleşmesini sıradan bulur davranışlar sergilemeye başlayınca Valse’nin aklından; daha doğmadan ismi belirlenmiş olan Suze’nin beklenmedikliği geçti, içerledi. Valse oldukça yaşlanmış, yeni bir yavru için fazlasıyla yıpranmış bir halde idi.Olmadık bir zamanda dünyaya gelmekte olan Suze ise; belki annesinin bu fikirde sabit kalmasından belki de gerçekten davetsizliğin böyle bir duruma sebep olurluğundan, kendisini daima davetsiz bir misafir gibi hissedecekti.

    Ediyeh, topluluğun ileri gelenleriyle birlikte, evrendeki tüm malumatı kendilerine ışık hızında taşıyacak [Ubet?Specs...] olan Ubet isimli makinenin etrafında; doğacak bebeği unutmuş, olağan toplantılardan birisinde bulunurcasına eğlenmekte ve Ubet ile Rugav’lar topluluğunu gözleyip, Rugav’ların gündelik hallerine hayran hayran bakmaktaydılar. Rugavlar, kendi sınırlarının ihlali halinde söz konusu ihlali hissetme, hatta bu ihlale karşı savunma geliştirme konusunda oldukça gelişkin varlıklardı. Rugavlar hakkında bilinenlerin tümü; Rugavların kendileri hakkında nelerin nasıl bilinmesi gerektiği hususunda aldıkları kararlar kararındaydı. Dolayısıyla Ubetle yapılan bu ilk deneysel gözlem hayret verici sonuçlar sağlamaktaydı ocahlara….
    [ D 2 ]
    … Malek ocah, Rugavlar’ı bu şekilde izlemenin sakıncalı olacağı yönündeki düşüncesinin dile getirme gereği duymuş olmalı ki Rugavlar’dan bir ailenin ocahlar’ın kültürel yozlaşı kapsamında ele alacağı bir takım eylemliliklerini bahane ederek hemen bu müstehcen seyrin sonlanması gerektiğini söyleyerek, kültürel uymazlık nedeniyle seyri pek mümkün olmayan görünenlerden uzaklaşma gereği duyan gözlere soluklanma fırsatı vermiş oldu. Diğer yandan gözlerini merakla olan bitene çeviren ve kendi geri kalmışlıkları ve Rugavlar’ın ileri gitmişleri bağlamında kendi kültürel değersizlerinin kültür değerileşmesine hayretle bakakalanların Malek ocahın çıkışı neticesinde başlayan kırıcı kavgayı takip etmeleri mümkün değildi… Üstelik konu tamamen kendileri iken…
    [ D 2.5 ]

     
  • Stoic Obsesif 23:04 on April 5, 2011 Kalıcı Bağlantı
    Tags: Denemeler_Düşünceler   

    Güzellik 

    Güzelliğin en makbulü “içte” olanıdır derler. Güzelliğin sahip olunurluğunun ve onanmışlığının insana sağladığı ise onurluluk, yaratıcılık, gelişkinlik, zekilik, dakiklik gibi bir nitelik değilken hem de. Yalnızca bakılmaya değerlik, bakılmaya keyiflenirlik geliştirir muhatapta güzellik. Methedilişe gerekçe olabilir belki diğer taraftan ama o kadar… Örneğin, uzaylının birisinin size gelip “Aaa ne kadar güzel bir gezegen” şeklinde dünyayı tarif ettiğini hayal etsenize… Bu sizi mutlaka keyiflendirecektir fakat hemen peşi sıra muhtemelen derin kederlere de boğacaktır. Çünkü; dünyanın biz insanların eşsiz katkıları ile büründüğü hali, o dünya içerisinde iken yaşadığımız çeşitli kötü deneyimleri, öldürülen sanatçıları, nesli tüketilen hayvanları, tüketilmiş doğal kaynakları aklımıza gelir ve bizi estetik oluşun güzelliksizliğine ilişkin, kendicil estetizmin çözüm üretmeyenlik haline ilişik iç-tutarsız düşüncelere sevk eder. Uzaylıya içerleriz belki de …

    Peki ya çirkinlik? O pek iyi değildir kanımca güzelin yanında. Güzelin iç burkuntuları varken çirkinliğin malikiyeti insanı öyle hafif hüzünler eşliğinde derinde mutluluklara nadiren götürür. Örneğin, büyük bir kazada kafasına yüzüne saplanmış cam parçalarının yüzünde bıraktığı bir ize sahip bir kimseyi düşünün bu noktada… ” ıygh ne çirkin bi suratın var senin öyleeee!” dendiğinde kendisine belki bir uzaylı tarafından yine; düşünceler bu defa evvelkinin aksi yönde olabilmekle beraber tam olarak simetrik olmayacaktır. “O kazadan canlı kurtuldum” tesellisinin ardından yine içte “çirkinlik de kötü yahu, ölsem daha mı iyiydi acaba ?” gibi kimi tereddütler zihinde yankılanacaktır. [ tam net olmadı sanırım, diğerinde güzellik yine de iyidir hacı denemezken son itibariyle, burada "çirlikinlik kötüdür"e varılır yeniden.]

    Önermelerin ışığında genel değerlendirme yapılacak olursa; “olumsuzluklar, kötülükler kalıcılıkta, iyilik ya da güzellikten daha verimli, etkili oluyor” denilebilir. Dolayısıyla şu durumda olumsuz durumların kendilerini sevmeye başlamak kötümserlik mi olur, ölü ruhluluk mu olur? çekingenlik mi olur ? yararcılık mı olur? ölmeden mezara girmek mi olur ? salaklık mıdır? pollyannacılık mı ? gerçekçilik mi? dürüstlük mü?

    bişeyler bişeyler…!

     
c
yeni bir yazı oluşturun
j
bir sonraki yazı/bir sonraki yorum
k
bir önceki yazı/bir önceki yorum
r
cevapla
e
düzenle
o
yorumları göster/gizle
t
en üste gidin
l
go to login
h
show/hide help
shift + esc
iptal
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.